Ana Sayfa > Forum
Konu Başlığı Gönderen Email Adresi Yayınlanma Tarihi Cevapla
TSK+MSB Pentagonun Üzerinde Olmalıdır. oguz Solak -oguzsolak38@yahoo.com 15/10/2012 - 5:52:28 AM oku
TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ + TÜRK SAVUNMA BAKANLIĞI PENTAGONUN ÜZERİNDE OLMALIDIR.
Binlerce yılık Türk Tarihini, maddi ve manevi eserlerini, göç yollarını, teşkilatlanmalarını, insanlığa yapmış olduğu katkılarını, zaaflarını, toplumsal psikolojilerini incelemeye çalışan meraklı birisiyim. M.Ö. 209 da Motun tarafından kurulduğunu kabul ettiğimiz Türk ordusunun tarihini M.Ö. 3000-1000 yılları arasında varlıklarını sürdüren Ti-lere ( Türklerin atası) kadar indirmek mümkün. Eski Türklerde eli silah tutan herkes ordunun doğal bir parçası. Yani binlerce yıllık kökleri olan Türk ordusuna genetik anlamda bağlılığımız, vefa borcumuz, sevgimiz var. Bu tarihsel gerçeklerden sonra ileriye yönelik beklentilerimizde var.Bu beklentileri miz Pentagon un üstünde bir Türk Savunma Bakanlığı +Türk Silahlı Kuvvetleri olmasıdır. Türk milletine güvenen ve onun bir parçası olduğunu asla unutmayan, bu kadirşinas milletin bir ferdinin dahi burnunun kanamasına izin vermeyen, darbelere geçit vermeyen, Dünyada yaşayan bütün Türklere kol kanat geren yeryüzünün en güçlü ordusu.
Bu İdealler sanıldığının aksine bizi savaş makinesi olmaya değil sorumlu olmaya, güçlü ekonomiye, ileri teknoloji üretmeye, dünyaya adalet dağıtmaya sevk eder diye düşünüyorum. Fikirlerin ve tasarıların gerçekleşmesi için çıtayı devamlı yükseltmemiz ve çok ciddi çalışmalar yapmamız gerekir. Ortak fikir birliktelikleri oluşturmak lazım. Bunu oluşturmanın önemli bir yöntemi, önünüze gelen bir yorum size anlamsız gelse de duygudaşlık (empati ) yapmanızdan geçer. Dünyada, sanayi devlerinin bir ürününe saçma bir şikayet olduğu zaman, yapılan ilk iş yakınma sahibine ağzının payını vermek değil, konuyu ciddiye almak ve ar-ge sini yapmak olmaktadır. Otomobil ve bilgisayar sektöründe bu geriye dönüşler verimli bir ilerleme sağlamıştır. Biz de herhangi bir konuda bu yaklaşım yok denecek kadar az. Bunun içindir ki muhtelif görüşler hakkında derinlemesine sondaj yapamıyoruz. Mesela TSK hakkında yapılan yapıcı eleştirilere duygusal davranarak hemen karşı çıkmak en iyi niyetle olduğunuz yere çakılmak demektir. Hele boş boş övünmek ile bu ideallere hiç ulaşılamaz. Ulaştığımız seviyeyi hep yetersiz görmek, her zaman daha mükemmeline ulaşmak gayretlerini ilerlemek için çok önemli bir isteklendirme( motivasyon ) olarak görmekteyim.
Elbette Türkiye de başarılı işler yapılmaktadır ama bunlar devede kulak bile değildir. 50 yıl öncesinden bu yana yapmamız gerekenleri şimdi yapmaya çalışıyoruz üzülelim mi sevinelim mi yorumunu size bırakıyorum. Elimizde ki bor madenleri ile hava atmamızın hiçbir anlamı var mı? Önemli olan bordan hidrojen enerjisini elde etmek, onu depolamak ve hidrojen enerjisini kullanan makineleri ve donanımlarını üretebilmektir. Nükleer de hiçbir varlığımız var mı? Örneğin Kore’nin binlerce yetişmiş nükleer mühendisi var. Bizim sistemimizde yetişen elektronik mühendislerinin çoğu kart üzerine basit devre bile tasarlayamazken haritada yerini bile bulamayacağınız doğuasya ülkeleri kilo hesabı entegre devre satmaktadırlar. Ya nanoteknolojide neredeyiz? Birkaç üniversite ve hocasının fedakarca çalışmalarındayız. Bunların hepsinin üzerinde enerji konusunda neredeyiz, var mı bir enerji politikamız. Niye 47 yıldır, bu devletin Bilim ve Teknoloji Kurumu TÜBİTAK savunma sanayine mihmandar olmadı. ( lütfen son yıllarda yapılanları övünç kaynağı yapmayalım, adamların yarım asır önce ulaştıkları yere biz yeni geliyoruz. )
Detaylara girmeden, hepinizde malumu olduğu bu konularda dikkatinizi çekmeye çalışıyor ve kendi yorumlarımı sizlerle paylaşıyorum. Ne yazık ki biz hiçbir yerdeyiz. Türkiye de yapılan başarılı işler bir avuç insanın alınteridir. Böyle kalkınma olmaz. Bu ülkede yaşayan her yetişkin bireyin ülkenin kalkınması adına üretimde bulunması gerekmektedir. Devlet teknolojik bir seferberlik ilan etmelidir. Bu beklentilerin çözüm yeri olan siyasi parti yöneticilerinin vicdanlarına sesleniyorum, artık kisişel oyunlarınızdan, aranızdaki laf kavgalarınızdan, anlamsız hedeflerinizden vazgeçmelisiniz. Lütfen birbirinize üstün gelmek adına yaptığınız kör dövüşünden uyanarak bu milletin bekasını tehlikeye atmayınız. Takım oyununa geçmek için daha neyi bekliyoruz, neyi bekliyorsunuz. Saygılarımla. 4-Ocak-2010.Kayseri
Oguz Solak-Makine Mühendisi-A.Ü.iktisat Fak. Uluslararası ilişkiler Böl. Öğrencisi
Not: Bu yazı Dünyanın her tarafında Türk olarak yaşamaktan onur duyan, yaklaşık 900 kurum ve kişiye ulaştırılmıştır.

Bu Konuya Verilen Cevaplar
Gönderen Email Adresi Gönderdiği Tarih

..Yeni Konu Ekle.. ..Konuları Göster..